Social Icons

Pages

12 Şubat 2012 Pazar

Çocuk ve Adolesan Beslenmesi

Çocuk ve Adolesan Beslenmesi
cocuk ve adolesan beslenmesi
Sağlıklı bir yaşamı koruyacak ve geliştirecek en önemli etkenlerden birisi dengeli ve yeterli beslenmedir. Günümüzde hızla artan kronik hastalıkların kökeninde çocukluk ve adolesan çağda sağlıksız beslenme ile oluşan şişmanlık yer almaktadır.
Çocuk ve adolesanlardaki şişmanlığın temelinde öncelikle beslenme, kalıtım, hormonal durum, yaşam tarzı(hareketsizlik), psikolojik etmenler yer almaktadır. Son 30 yıldır çocukların yeme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite durumları değişmiştir. Yağlı ve kalorili yiyeceklerin kolaylıkla bulunabilmesi, hareketsizliğin artması en önemli nedenler. Medya, çocukların besin değeri olmayan bu tür yiyeceklerin tüketilmesinde de en büyük etkiye sahiptir. Yapılan araştırmalara göre okul çağı çocukların %84’ten fazlası yüksek miktarda yağ tüketmektedir. %51’den daha azı günde 1 meyve, %29’u sebze, %56-85’i ise asitli içecek tüketiyorlar. 
Büyüme hormonundaki yetersizlik endojenik obeziteye neden olmaktadır. Genetik veya hormonal sendromu olan çocuklar genelde kısa boylu, idiopatik obezitesi olanlar ise uzun boylu olurlar. Hipotroidizm obez çocuklarda genellikle görülen bir rahatsızlıktır. Hipotroidizm beraberinde konstipasyon, üsüme, deri kurulugu, kızlarda adet düzensizliği gibi problemleri beraberinde getirecektir. Hiperkortizolizm ise bir diğer obezite nedenidir. Çocuklarda büyüme geriligi, kilo alımı ile etkisi bulunmaktadır. Çocuklarda obezite ile birlikte trigliserit seviyesi yükselir, HDL düşer, kan basıncı yükselir, akne ve deri problemleri gözlenir, fazla kilo tasıdıkları için ortopedik problemler yasanır.Genetik biliminde yapılan çalışmalara göre şişman anne ve babaların da şişman veya şişman olmaya meyilli çocukları olmaktadır.
Hareketsiz yaşam süren, boş zamanlarını bilgisayar veya televizyon başında geçiren, spor ve egzersize yer vermeyen çocuklarda da şişmanlık yüksek oranda görülmektedir. Bunun yanında televizyon karşısında atıştırılan yüksek kalorili yiyeceklerde bu orana ivme katmaktadır. Her yaşta daha kolay ve kalıcı zayıflama, uygulanan diyetin yanı sıra eğer ciddi bir rahatsızlığı yok ise fiziksel aktivite ile hızlandırabilir. Çocuklarda özellikle yüzme, basketbol, voleybol, tenis gibi sporların bilinçli bir şekilde yapılması ve bunu bir alışkanlık olarak edinmeleri hem fiziksel hem de ruhsal gelişimlerini olumlu şekilde etkileyecektir.
Çocuklar yapısal olarak yetişkinlere göre daha duygusal yapıda olduklarından  ailelerinde ve çevrelerindeki olumsuz her türlü etmen onları etkilemektedir. İçe dönüklük, iletişim eksikliği, arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde veya derslerinde başarısızlık, asi davranışlar şişman çocuklarda gözlenen genel davranışlardır.
Obeziteden korunma
*Çocuğunuzun istahını gözleyin, tabaktakilerin hepsini veya bardagı tüketmek zorunda degildir.
*Tatlı ve abur cuburdan uzak tutun.
*Yüksek kalorili yiyecekleri evinizden uzak tutun.
*Yarım yağlı veya yağsız süt vermeye çalışın(2 yaştan itibaren)
*Yiyeceği ödül veya ceza olarak kullanmayın.
*Yemeğin bitiminde şeker veya tatlı sözü vermeyin.
*Televizyon seyretme süresini kısıtlayın.
*Çeşitli aktivitelere katılmasını sağlayın.
*Ailecek katılabileceğiniz sporlara katılın.
* Çocugunuzu,düzenli ögün yemeye alistirin.
*Su içme aliskanligi kazandirin,hazir meyve sulari ya da kolali içecekler gibi mesrubatlardan uzak tutun.
*Ögünler disinda abur-cubur olarak adlandirilan yagli,sekerli ve fastfood tarzi gidalarin tüketimi önleyin ve çocukğu bunlari tüketmeye alistirmayın.
*Patates kızartması ya da gazozlu içecekler gibi yiyecekleri sofradan uzak tutun
*Ara ögünlerinde süt+meyve, ya da ekmek+peynir+domates gibi saglikli gidalardan olusan ögünler oluşturun.
*Hamburger yerine yagsiz tost veya peynirli sandiviç i tüketmesini sağlayın.
*Yavas yavas degisik besinler tattirin ve saglikli-sagliksiz gida ayirimi ögretin.
*Tüm sebzeleri hafta boyunca değişimli olarak yedirin. Sevmediği sebzeyi ise makarna, pilav eşliğinde veya çorba içinde yedirin.
*Sabahlari kahvaltı yapmak ıstemıyorsa evden cikmadan hic degilse 1 bardak sut + 1 elma dan olusan bir kahvalti yapmasını saglayın.
*Çocuğunuz sağlıklı ise, kilo ve boy açısından normal bir gelişme içindeyse az ya da çok yemesi konusunda endişelenmeyin.

Çocuk ve Adolesanlarda şişmanlık ile beraber oluşabilecek sağlık sorunları
*Kronik hastalıkların (kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet..) çocukluk yaşlarında oluşmasına neden olur.
*Besin öğelerinin yetersiz alımı ile beraber bağışıklık sistemi negatif etkilenir.
 *Ortopedik sorunlar açığa çıkabilir.
 *Erkeklerde meme bölgesinde yağ toplanması (jinekomasti) görülebilir.
 *Kızlarda regl düzensizlikleri, hormonal bozukluklar oluşabilir.
 *Karın ve kalça bölümünde deri çatlamaları gözlenir.
 *Deri enfeksiyonları, soluk alıp vermede güçlük, hırıltılı bir nefes görülebilir.
Dyt. Özlem Sert Aydın

http://www.ozlemsert.com

Bebeklerin İlk Altı Ay Beslenmesi

Bebeklerin İlk Altı Ay Beslenmesi
bebeklerde alti ay.5 yaş altındaki çocukların yüzde 25’inde beslenme eksikliği ve yüzde 15’inde de bebek ölümleri görülmektedir. İlk 6 ayda yapılan anne sütü ile beslenme bu ölümleri önemli bir oranda engellemektedir.
Hastalıkları önlemesi, maliyetinin düşük olması ve atık bırakmaması nedeni ile anne sütü bebekler için en yararlı, ekonomik bir beslenme yöntemidir. Her zaman, temiz ve mikropsuzdur, kolaylıkla sindirilir, ishal, karın ağrısı, kabızlık daha az görülür, bağışıklık sistemini güçlendirir, kas ve kemik gelişimini artırır, bebeğin su ihtiyacını tam olarak karşılar, ayrıca su verilmesine gerek yoktur, anne sağlığını korur, meme ve rahim kanseri olma riskini azaltır ve en önemlisi bebekle anne arasında özel sevgi bağı kurulmasını sağlar.
Anne sütü zamanında doğan her bebeğin normal gelişmesini sağlayan ilk 6 ay tek başına yeterli olan mucizevi bir besindir.Doğumdan hemen sonra ilk beş günde salgılanan koyu sarı renkteki süte kolostrum adı verilir.Kolostrumda bulunan enfeksiyon önleyici etmenler bebekleri enfeksiyondan ve alerjiden korumaktadır, olgun sütten daha fazla protein , barsağın olgunlaşmasını sağlayan büyüme faktörleri içerir, A,D,K,B12 vitaminlerinden ve Sodyum ve Çinko dan zengindir.Doğar doğmaz anne sütü alan bebeklerin gastrointestinal sistemleri hastalık yapan mikroorganizmalara karşı korunmuş duruma gelir. Bebeği dehidratasyona ve hipoglisemiye karşı korur. Kolostrum 5. günden sonra geçiş sütü halini alır ve 3. haftadan itibaren olgun süt özelliğini taşır. Olgun sütteki protein oranı bileşim açısından bebek için en ideal yapıya sahiptir.İnek sütünde eksik olan çoğu protein anne sütünde mevcut ve sindirimi kolay olan proteinlerdir ve büyümeyi düzenleyici etmenleri inek sütünden 30-40 kat daha zengindir. Yağ bileşimi de sindirimi kolay olan doymamış yağ asitlerinden oluşmaktadır. Beyin ve sinir dokusunun gelişimi için esansiyel yağ asitleri içerir ve inek sütünden 8 kat daha fazladır.
 Anne sütünün üretiminin başlaması gebelik sırasında gerçekleşir ve doğum ile artar. Süt yapımı bebeğin doğru teknik ve sık aralıklarla emzirilmesi ile artar. Kadınların %99’u iki bebeği emzirebilecek kapasitede süt salgılar, doğumdan hemen sonra emzirilmeye başlanması devamı için önemlidir. Süt göğüslerde alveol adındaki süt bezlerinde yapılır ve kanallar yolu ile süt havuzlarında birikir. Bebek emdikte boşalma refleksi ile meme ucuna erişir.
Genel olarak anne sütü ilk 6 ay için ideal bir besin kaynağıdır ve bu süre içerisinde su dahil hiçbir ek besin verilmemelidir. Fakat 6 aydan sonraki bebekler yalnızca anne sütüyle büyümelerini sürdüremezler ek gıdalara başlanması gerekir.
Eğer bebek anne sütü almıyorsa 4. ayda yumurta sarısı başlanır. Katı pişirilmiş yumurtanın sarısının önce 1/8'i sütle ezilerek verilir. Miktar yavaş yavaş artırılır.
5. ayda, 4. ayda verilen ek besinlere ilave sebze çorbasına başlanır. Mevsimine göre, patates, havuç, kabak veya ıspanak bebeğe verilebilir. Bir süre sonra bu çorbaya bir tatlı kaşığı bulgur veya pirinç eklenerek pişirilebilir.
Ayrıca 5. ayda ; acısız tarhana çorbası, pirinçli ve yoğurtlu çorbalar bebeğe verilebilir. Bir çorba kaşığı ile başlanıp yavaş yavaş miktarı artırılır. 5. ayda , meyve suyu yerine meyve püresi de tercih edilebilir.
6.ayda, 4 ve 5. aylarda verilen besinlerin yanı sıra tüm aile için acısız pişirilen mercimek çorbası bebeğe verilebilir veya bir çorba kaşığı mercimek sebze çorbasına katılarak pişirilebilir. Küçük bir miktar kıyma, çorbalara eklenir.
Bebekler 6 aylık iken ağızları yarı katı gıdaları kabul etmeye uygun hale gelir. Dişler belirginleşir ve dil artık katı gıdaları dışarı atma refleksini kaybeder. Mide ve barsak sistemleri nişastayı daha iyi hazmetmeye başlar.
Dyt.Özlem Sert Aydın

http://www.ozlemsert.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız